TOLGA (HAYRETTİN KARAOĞUZ)
Aslen İzmirliyim. Büyük patron Timur beyin
dünyalar güzeli kızı Ebru’ya platonik bir aşk besliyorumve ona asla açılamıyorum.
Hayatımdaki en büyük sorunum şanssız bir insan oluşum. Tuttuğum takım bile amatör kümeye düştü, düşünün artık ne kadar şanssız bir insanım. Terfi
alacağım diye hazırladığım sunumdan dolayı çıkışımı alınca, yok artık diyerek holdingin çatısına çıkıp atladım. Evet yanlış duymadınız resmen atladım
ve bir Melekle tanıştım. Öyle bir Melek ki
sormayın, hayatım onunla tanıştıktan
sonra yeniden başladı.
MELEK (RASİM ÖZTEKİN)
Öncelikle ben bu dünyanın insanı değilim.
Daha doğrusu ben bir insan değilim.
Görevim;
Ölen insanları karşılamak ve onların ahrette kayıt kabullerini yapmak. Ancak ben öyle karikatürlerde, Amerikan filmlerinde olduğu gibi sırtında kanadı, kafasında halesi ve beyaz entarisi olan bir melek modeli falan değilim. Sizlerden biri gibiyim aslında. Tolga kardeşimiz de bir gün ölüp ahrette karşıma çıktığında onu da herkes gibi karşılayacaktım. Ancak onun tuhaf karakteri yüzünden, çok renkli ve eğlenceli bir iletişimimiz olacak. Pek çok insani hissi ve tadı da dünyada yaşayarak öğreneceğim.
EBRU (HANDE SUBAŞI)
Rahmetli annem bir gün bana “Her insan
kendi şansını kendi yaratır” demişti…
“Senin de en büyük şansın, seni çok seven bir erkek olacak... Bir gün kendini dünyanın en şanslı kadını hissedecek kadar mutlu olduğunda hak ettiğn erkeği bulmuş olacaksın”demişti. Sanırım annemin bahsettiği o erkekTolga.
Bir gün eğer cesaretini toplayıp da
karşıma çıkıp aşkını itiraf edebilirse, sanırım onunla uzun bir hikayemiz olacak.
TİMUR (NECO)
Tolga’nın çalıştığı holdingin sahibiyim.
Ebru adında dünyalar güzeli bir kızım var. Kızımı gerçekten sevdiğine inanacağım bir damat adayı çıktığında,onu bir evlat gibi bağrıma basacağımı biliyorum.
Hayatta kendime model edindiğim tipleme, eski Türk filmlerindeki Hulusi Kentmen’dir.
Onun o “tatlı-sert”zengin patron tiplemeleri vardır ya, aslında kendimi
en iyi onun “modern hali” olarak tanımlayabilirim.
MELEK (ARDA KURAL)
Öncelikle ben bu dünyanın insanı değilim.
Daha doğrusu ben bir insan değilim.
Görevim;
Ölen insanları karşılamak ve onların ahrette kayıt kabullerini yapmak. Ancak ben öyle karikatürlerde, Amerikan filmlerinde olduğu gibi sırtında kanadı, kafasında halesi ve beyaz entarisi olan bir melek modeli falan değilim. Sizlerden biri gibiyim aslında. Tolga kardeşimiz de bir gün ölüp ahrette karşıma çıktığında onu da herkes gibi karşılayacaktım. Ancak onun tuhaf karakteri yüzünden, çok renkli ve eğlenceli bir iletişimimiz olacak. Pek çok insani hissi ve tadı da dünyada yaşayarak öğreneceğim.
FİLİZ (IŞIN KARACA)
Ebru ile olan tanışıklığımız onun annesini
kaybettikten sonra dadısı olarak çalışmamla başladı.
Aşık olmaya ve evlenmeye hiç zamanım olmadı.
Oldukça neşeli ve eğlenceli bir tipimdir. İnsanlarla zıtlaşıp, çekişerek alay etmek en büyük eğlencemdir.
Örneğin bu Tolga’nın eniştem diye tanıştırdığı Abdül Canal, namı diğer (Melek) tam benim zıtlaşıp da
dalgaya alacağım bir tip. Ben de tadını çıkarmaya çalışacağım.
METİN (BEKTAŞ ERDOGAN)
Tolga bana hep “METO” der. Ofis boy olarak çalıştığım şirkette tanıştım Tolga ile. Sonra aynı eve çıkarak ev arkadaşı olduk. Tolga bana nazaran daha şanslıdır ama kendini şanssız hissetmek konusunda uzmandır. Hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor ki şu hayatta. Mesela ben hep üniversite okumak istedim ama gücüm ancak açık üniversite okumaya yetti. Ben de makam mevki sahibi olayım, şekilli bir kartvizitim olsun istedim ama ofis boyluk yapıyorum işte. Tolga bana bazen “erkek polyanna”der. Belki de haklıdır. Ama başka çaremiz mi var şu acımasız hayatta.
SALİM (MURAT SEREZLİ)
Tolga’nın çalıştığı şirkette onun amiri ve holdingin proje müdürüyüm. Genç bir deha olan asistanım Tolga’nın projelerini hasır altı ederek, paravan bir şirket üzerinden kendime rant sağlıyor olmam bile ne kadar sinsi ve kötü biri olduğumu anlatmama yeter de artar bile sanırım. Ama ne yapayım?.. İnsanın kendisiyle sadece parası ve mevkisi için birlikte olan Berna gibi sevgilisi olunca,başka da bir çaresi kalmıyor.
BERNA (YEŞİM DALGIÇER)
Tolganın müdürü salim’in vazgeçemediği Güzel sevgilisi. Berna, seyahat düşüncesiyle yanıp tutuşan ancak bir türlü istediği geziye salimin iş entrikaları sonucu çıkamayan ve onun iş birlikçisi.
İŞTE FİLMDEN VE FİİLM EKİBİNDEN KARELER